Seksi planlayın! | Kadınlar Matinesi
Cinsel Yaşam

Seksi planlayın!

Seks hayatınızı planlayarak ilişkinizi cinsel sıkıntılardan korumanız mümkün...

Şimdi Oriflame'e katılın!

Yükselen doların ateşinin tüm ülkeyi kavurduğu şu zor günlerde Cinsel Sıhhat Enstitüsü Derneği (CİSED) cinsel terapistleri çiftlerin cinsel hayatındaki ateşi körükleyecek önerilerde bulunmaya devam ediyor. Kendi kendinize, “Son olarak partnerimle ne vakit sex yaptım?” diye sorunca cevabı hatırlamakta zorlanıyor musunuz? Yoksa iyiden iyiye ev arkadaşı mı oldunuz? İşten eve bitkin geliyorsunuz, yemekti, çocuklardı derken bir de dizi açıp eşinizle kanepede uyuyakalıyorsunuz fakat artık aklınıza asla sex yapmak gelmiyor mu? O vakit sizi uyaralım. Cinsel terapistlere nazaran ilişkilerin sigortası olan sex ne kadar unutulur ve ertelenirse ilişkilerde o denli çekince çanları çalmaya başlıyor. Bu tehlikeler ise, depresyon ve anksiyete, cinsel uyum bozuklukları, cinsel işlev bozuklukları ya da aldatma benzer biçimde birbirinden ciddi problemler olarak çiftlerin karşısına çıkabilir. Sadece sex hayatınızı planlayarak ve mesuliyet alarak ilişkinizi cinsel buhranlardan korumanız mümkün…

Seksi ertelemenin dayanılmaz ağırlığı altında ezilmeyin!

Psikoterapist Cem Keçe, devamlı ertelenen ya da artık tozlu raflara kaldırılan cinselliğin getireceği mutsuzluk ve uyumsuzlukla ilgili çiftleri uyardı. “Cinsellik evliliğin sigortasıdır, sigortalar attı mı ev ve ilişki karanlıkta kalır, çeşitli yol kazları olur” diyen Keçe, evliliklerin ve birlikteliklerin sekse gereksinim duyduğuna değinerek, seksin bir vazife ya da zorunluluk haline gelmesiyle beraber çiftlerin birbirlerine olan tutku ve şehveti yok ettiklerini, bunun da sonu aldatmalara, ilişki içinde sertlik uygulanmasına, boşanmalara ve ayrılıklara kadar gidecek ciddi ilişki sorunlarını da bununla beraber getireceğini söylemiş oldu. Klinik düzeyde kendisine danışmaya gelen çiftlerin büyük bir çoğunluğunun cinsel uyum sorunları yaşadıklarından bahseden Keçe, bunun temelinde çiftlerin birlikteliklerinin ilk zamanlarında birbirlerine duydukları şehvetten doğan cinsel isteklerinin süreçle beraber yerini adeta bir zorunluluğa ve göreve çevirdiklerine dikkat çekti. “Çiftlerde bu tavrı idrak etmek mümkün değil. Bizce bunun sebebi hanım adam bir çok kişinin seksle ilgili temel algılamalarında kodlama hatası yapmalarıdır. Erkekler seksi ‘canı çektiğinde’ istiyor. Hanımefendiler ise seksi bir kadınlık görevi olarak görüyor ve partneriyle bunu ‘uygun olduğunda’ yapmayı kabul ediyor. Oysa hanım için de adam içinde sex ilk olarak bir ihtiyaçtır, can simididir, damarıdır, mutluluğun ve yaşamın sırrıdır. İlişki için ise sex birleştirici, bütünleştirici, duyguların karşılıklı gösterilebildiği en gerçekçi ve ikna edici argümandır” şeklinde konuştu.

Köprüden önceki son çıkışı kaçırmayın!

Psikoterapist Keçe, birlikteliklerin sıhhatli ve mutlu bir halde sürdürmenin anahtarının adamın de kadının da cinsel rollerini birlikteliğin her anında doğru bir halde oynamaları bulunduğunu belirtti. “Adamın canı çekince, kadının da uygun bulunduğunu hissettiğinde partnerinden sex talep etmesi benzer biçimde bir süreç sonunda her ikisinin bu olguyu ertelemesine niçin olacaktır. Burada aslen bilincinde olmadan ilişki bir kısır döngüye doğru gitmektedir” ifadelerini kullanan Keçe, seksi ertelemenin aslen bir anormallik ve adı tam konulmamış ruhsal bir bozukluk bulunduğunu altını çizdi. Mutsuzluğa ve monotonluğa ve çıkmaza doğru ilerlediklerini düşündüklerinde çiftlerin artık geri dönüşü olmayan bir duruma düştüklerini belirten Keçe, “Bu noktaya doğru ilerlediklerini düşünen çiftlere önerim, seksi planlamaları ve seksin sorumluluğunu paylaşmalarıdır. Bunu köprüden önceki son çıkış olarak da ele alabilirler” dedi.

Cinsellik iyi mi planlanır?

Psikoterapist Cem Keçe, cinsel terapistler olarak düzgüsel şartlarda sıhhatli bir cinsel yaşam için vakit, mekan yada pozisyon tekrarlarını tavsiye etmediklerini hatırlatırken, önerilmiş olduğu yöntemin bilhassa seksi devamlı erteleyen çiftlere uygun bulunduğunu deklare etti. Keçe, bu tip çiftlerde ilk olarak probleminin, partnerin seksin sorumluluğunu öteki partnerine yüklemek bulunduğunu ifade ederek şu tavsiyelerde bulunmuş oldu.

Mesuliyet alın ve mutlu olun!

“Kendinize haftada 2 gün belirleyin. Bu günlerden birini siz birini de eşiniz üstlensin. Belirlediğiniz günün ilk saatleri itibariyle tamamen gece partnerinizle yapacağınız sekse odaklanın ve partnerinizi de buna odaklayın. Görevli olduğunuz gün içinde, birbirinizden ayrı dahi olsanız, ‘Bu akşam sana sürprizlerim var, sana hayal bile edemeyeceğin şeyler yaşatacağım fakat ilkin beklemen lazım, bunu hak etmen lazım, çeşitli engelleri aşman lazım’ benzer biçimde mesajlarla, telefonda söylenen ‘yasak, ulaşılmazlık ve gizem’ içeren sözlerle, göndereceğiniz erotik bir fotoğrafla… Kısacası kullanabileceğiniz her yöntemle partnerinizin hoşlandığını ve kendisini uyardığını bildiğiniz şekilleri uygulayın. O akşamınızda partnerinizle baş başa kalacağınız anı bozacak tüm olasılıkları ortadan kaldırın. Eğer evde olmayı planlıyorsanız, evinizi alışkanlıklarınızın dışına çıkarın. Mum ışıklarıyla aydınlanan loş bir salon ve fonda ona eşlik edecek yumuşak bir müzik benzer biçimde ayrıntılar size destek olacaktır. Burada amacınız olağan dışı ve beklenmedik olanı yaratmaktır. Buna daima evde giydiğiniz kıyafetlerin haricinde değişik ve hususi giysiler giymek, parfüm sıkmak da eklenebilir. Esasen minik değişimler bile karşınızdakinin kendisini hususi bir sürece hazırlanması için kafi olacaktır. Yapacağınız her hususi mesuliyet, partnerinizin de hayal enerjisini tetikleyecek ve onun görevli gününde size hususi sürprizler hazırlamasına destek olacaktır. İşte bu şekilde planlayarak ve mesuliyet alarak cinselliğinizi doyasıya yaşamayı ve eski tutkulu günlerinize geri dönmeyi başarabilirsiniz.”

Asla yapmamaktansa planlı sex yapmak candır!

Psikoterapist Cem Keçe, planlama ve mesuliyet alma yöntemi ile çiftin artık cinselliği bir görevmiş benzer biçimde algılamasının önüne geçilebileceğini belirterek, “Cinsellikte mesuliyet almak ile zorunluluğu yerine getirmek iki ayrı şeydir. Çift bu yöntemle üzerlerindeki bu yanlış algılamayı bir kenara bırakarak sıhhatli ve mutlu bir yakın birlikteliğin yoluna yine gireceklerdir. Böylece bu ilişki için ne cinsel işlev ya da uyum sorunundan anlatmak ne de aldatma benzer biçimde yol kazalarını konuşmak söz mevzusu olmaz. Cinselliği asla yapmamaktansa planlayarak yaşamak daha iyidir” dedi. Keçe, köprüden önceki son çıkışta bulunduğunu hisseden çiftler için cinsel terapiyi de önererek, bu çiftlerin güzel sevişme sanatının inceliklerini öğrenmek ve tekrardan tutkulu bir beraberlik yaşamak için cinsel terapistlerden yardım almaktan çekinmemesi icap ettiğinin de altını çizdi.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir