Türk erkeğini yıkan 31 cinsel hurafe | Kadınlar Matinesi
Cinsel Yaşam

Türk erkeğini yıkan 31 cinsel hurafe

Psikoterapist Cem Keçe: “Milletçe cinsel mitlerin altında eziliyoruz!” dedi.

Şimdi Oriflame'e katılın!

Cinsel Sıhhat Enstitüsü Derneği (CİSED) tarafınca ‘Cinsel Mitler’ anketine nazaran, başta cinsel isteksizlik, erken boşalma ve iktidarsızlık olmak suretiyle adamların yaşamış olduğu cinsel işlev bozukluklarında cinsel mitlerin doğrusu hurafelerin, doğru malum yanlışların oranı küçümsenmeyecek kadar yüksek… Peki siz cinselliği ne kadar doğru bildiğiniz gibi? Doğru bildiğiniz pek oldukça yanlış bulunduğunu öğrendiğinizde oldukça hayret edeceksiniz.

Yanlış biliyoruz!

CİSED tarafınca meydana getirilen ankete 18-65 yaş arasındaki toplam 2 bin 350 adam katıldı. Katılımcılara daha evvel tespit edilen ve ‘Doğru’ ve ‘Yanlış’ alternatifleriyle değerlendirebilecekleri cinsellikle ilgili 31 cinsel mit soruldu. Meydana getirilen anket sonucunda iştirakçilerin yüzde 55’inin cinselliğin temel ilkelerine dair doğru bildikleri pek oldukça yanlış bilgiye haiz oldukları ortaya çıktı. Ankete yönelik değerlendirmelerde bulunan CİSED Genel Başkanı Psikoterapist Cem Keçe, Türkiye’de adamların hanımefendilere nazaran cinselliği keşfetme yaşlarının daha erken bulunduğunu belirterek, bunun bir üstünlük değil bir çok süre dezavantaj olarak görüldüğünü söylemiş oldu. Erken yaşta cinsellikle tanışan adamların arkadaşlarından, internetten yada yakın çevresinden kulaktan dolma bilgilerle, genel anlamda ya yanlış ya da tamamlanmamış şekillendiğini kaydeden Keçe, “Hurafelerin gölgesinde büyüyen, izledikleri pornografik kaynaklarda gördüklerini doğru ve gerçek sanan adam çocuklar, ilerleyen süreçte bu yanlışlıkları yetişkinlikteki cinsel yaşamlarına taşırlar ve geleceğimizi karartırlar, sıhhatli ve mutlu bir cemiyet olma özlemimize ket vururlar” dedi.

Yaşamı karartan hurafeler

Keçe, cinsel mitlerin cinsellikle ilgili doğru olmayan, gerçeği yansıtmayan, bilimsel temeli olmayan sadece kulaktan kulağa seneler boyu yayılmış ve hepimiz tarafınca ‘emsalsiz bir doğru’ kabul edilir hale gelmiş bilgiler bulunduğunu söylemiş oldu. Keçe, “Cinsel mitler ne yazık ki hala kişilerin ve çiftlerin hayatlarını karartıyor” diyerek, Türkiye’de oldukça yaygın olarak doğruluğuna inanılan fakat aslına bakarsak aslı olmayan cinsel mitler yüzünden mesele yaşayan çiftlerin ve kişilerin sayısının her geçen gün arttığının altını çizdi. Devletimizde cinselliğin tüm yayınlara ve çabalara rağmen ayıp, yasak ve utanç üçgeninde yaşandığını kaydeden Keçe, “Merakla dolu sorular yanıtsız kaldıkça, toplumsal ve etik tabular yayılmaya ve bunlara inanılmaya devam edildikçe; cinsellikle ilgili mevzular ailede, okulda ya da toplumda açıkça konuşulmadıkça, tartışılmadıkça, kafi bilimsel araştırma ve yayından yararlanılmadıkça; eğitimsizlik, bilinmezlik ve informasyon boşlukları, bir tek cinsel işlev sorunlarının değil, yüz kızartıcı cinsel suçların da artmasına niçin olacaktır” uyarısında bulunmuş oldu.

İşte 31 adam hurafesi

Psikoterapist Cem Keçe, ankette yer edinen ve cinsel mitler içinde en fazla öne çıkan 31 hatası ve doğru detayları şu şekilde deklare etti:

1- Yanlış: Tüm fizyolojik yakınlaşmalar sevişme ile sonuçlanmalıdır.

Doğru: Fizyolojik yakınlık, sevilmek, dokunmak, sarılmak, öpmek, bir tek cinsel ilişki isteğinin değil bununla beraber sevgi, saygı ve ilgi ihtiyacının da bir ifadesidir. Sekse giden yolda kaldırım taşlarıdır. Bilhassa hanımefendiler sonu seksle bitmeyen fizyolojik yakınlaşmalara gerekseme duyarlar. İşte o süre ‘Yalnız seksi değil, beni arzuluyor’ noktasına gelirler.

2-Yanlış: Sevişmeyi başlatan hanım ahlaksızdır.

Doğru: Bu cinsel mit, toplumun hanımı yüceleştirmesi ve ona cinselliği yakıştırmaması, iffeti korumak, cinselliği yaşamı sürdürmenin tehlikeli olduğu ve erkeklerden korunması gerektiği, cinselliği yaşamı sürdürmenin tehlikeli olduğu benzer biçimde anlam ifade etmeyen inanışlardan meydana gelmektedir. Oysa kadının da cinsel hazlar yaşama ve cinsel doyuma yetişme ihtiyacı ve hakkı vardır.

3- Yanlış: Cinsellik penisin vajinaya girmesinden ibarettir.

Doğru: Cinsellik, ruh, gövde ve zihin üçgeninde yaşanılan oldukça güzel bir süreçtir. Şu demek oluyor ki cinsellik oldukça boyutlu bir kavramdır. Bu boyutların tamamlanmamış bırakılması ile yaşanmış olan cinsellik, hanımda ve erkekte cinsel sıhhat problemlerine neden olur. Cinsellik yapmak; rahatlamış ve gevşemiş bir halde, sevişmenin ve dokunmanın verdiği hazza ve hissetmeye odaklanarak, herhangi bir performans hedefi koymadan, zamandan kopma, haz alıp haz verebilme, ruhu ve bedeni bir armağan benzer biçimde paylaşabilme, kimseyi doyum etme zorlantısı olmadan, ne olursa olsun bir halde boşalabilme bilim ve sanatıdır…

4- Yanlış: Cinsellik sonu başarı göstermiş olunması ihtiyaç duyulan bir sınavdır.

Doğru: Cinsellikte mühim olan ‘netice’ değil ‘süreç’tir. Süreç keyifli olduğunda netice kendiliğinden ortaya çıkacaktır. Sonucu belirlemeye çalışmak yada cinselliği başarı göstermiş olunması ihtiyaç duyulan bir imtihan benzer biçimde görmek onun gizeminden ve şifa veren sırrından uzaklaşmamıza neden olur. Şundan dolayı cinsellik doğası gereği içinde en hususi anları barındırır. Bu hususi anlamış olur bir imtihan olarak yaşandığında, kişiler karşılıklı olarak kendilerini kanıtlama çabasına girer ve anın tadını çıkarmak yerine birbirlerini ya da kendileri takip süreci adım atar, cinsel hazza konsantre olamazlar. Bu şekilde yaşanacak birliktelikte cinsel sorunlarla karşılaşmak kaçınılmazdır.

5- Yanlış: Erkekler cinsel ilişkiye devamlı hazırdır.

Doğru: Bu, erkeklerde sertleşme bozukluklarına niçin olabilecek en yaygın cinsel mitlerden biridir. Erkeği büyük bir stres ve yük altında bırakır. Cinselliği mekanik bir performans kılan bu fikir tamamen yanlıştır. Oysa adam de etten ve kemikten bir varlıktır ve duyguları vardır, ruhen ve bedenen hazır olduğunda ve cinsel talep duyduğunda cinsellik yapabilir. Cinsellik‘cinsel talep’, ‘cinsel uyarılma (sertleşme ve cinsel coşku)’, ‘yayla (zevkli düzlük)’, ‘boşalma yada orgazm’ ve ‘çözülme ve cinsel doyum’ şeklinde 5 evreden oluşur. Cinsel talep olmadan cinsellik olmaz.

6- Yanlış: Cinsel ilişkide en doğru pozisyon adamın üstte olduğu pozisyondur.

DoğruCinsel ilişkide en doğru pozisyon diye bir olgu yoktur. Şundan dolayı cinsellikte neyin düzgüsel neyin anormal bulunduğunu söylemek, hangi pozisyonun daha zevkli olduğuna karar vermek zor olsa gerek. Burada durum tamamen çifte, ortama ve o anki ruh haline bağlıdır. Çiftler neyi istiyorlarsa ve onlar için ne doğalsa o, o an için doğru ve en iyi olandır.

7- Yanlış: Kuvvetli erkekler üst üste birkaç kez sevişirler.

Doğru: Cinsel birlikteliği yaşayan ve doyuma ulaşan her adam, doyum arkasından ‘refrakter dönem’ denilen bir çözülme sürecine girer. Bu zamanda adam dinlenir ve yapmış olduğu seksin doyumunu yaşar. Bu süreçte fizyolojik olarak adam yeni uyarılma yada boşalmaya hazır değildir. Çoğu zaman bu dönem yaşa ve bedensel performansa bağlı olarak 30 dakika ile 1 saat içinde değişmiş olur.

8- Yanlış: Erkekler için skor ve kaç kere boşaldıkları oldukça önemlidir.

Doğru: Hanım ve adamın bedensel özellikleri cinsellikte de oldukça farklıdır. Bayanlar, uyaranların bileşimi ile arka arkaya onlarca kere orgazm olabilirken erkeklerde bu durum söz mevzusu değildir. Şu demek oluyor ki bir adamın hanım benzer biçimde arka arkaya boşalması mümkün değildir. Kaldı ki cinsellik ortak paylaşım, mutluluk, haz alma, iki bedeni bir ve tüm olarak sezmek ve duyguları hareketle karşılıklı birbirine aktarmak olarak tanımlanır. Burada önemli olan skor değil, paylaşılan hazzın ve zevkin oranıdır. Adamın partnerinin tinsel olarak doyum olmasını sağlayabilmesinin birçok yolu vardır fakat bunların en iyisi olan beş yol şöyledir: (1) aşkla dokunmak, (2) ilgiyle dinlemek, (3) beraber kaliteli zaman geçirmek, (4) onu biricik kılmaktır, (5) romantizm sunmak… Bu beş yolu izleyen bir adam, hanımı tinsel olarak doyum etmiş olur. Cemal Süreya’nın söylediği benzer biçimde; “Bazı adamlar, incitmeden sevemezdi; kırardı, dökerdi, yangınlar bırakırdı arkalarında… Bazı adamlarsa, tüm geçmişi unutturur, parmak uçlarından öperdi…” Şu demek oluyor ki adamın nezaketli olanı makbuldür; skor takıntısıyla sekse zorlayanı değil, soğukluğuyla üşüteni değil, nezaketle seveni; öfkesini kusanı değil, nezaketle öpeni; olumsuza odaklananı değil, nezaketle iltifat edeni; oldukça konuşup yoranı değil, nezaketle dinleyip anlayanı…

9- Yanlış: Erkekler hanımefendilere iyi mi zevk verileceğini bilmelidir.

Doğru: Her hanım oldukça hususi ve biriciktir. Ve zevk vücutta devamlı yer değiştirir. Bu yüzden bir adamın hanıma iyi mi zevk vereceğini tam olarak bilmesi mümkün değildir, konuşarak zek noktaları ve zevk alma şekilleri keşfedilecek bir süreçtir. Cinsellik, iki insanoğlunun yaşamış olduğu ve birbirine zevk ve haz verdikleri oldukça hususi bir deneyimdir. Adamın cinsellikte öncelikli sorumlulukları bulunduğunu iddia eden bu cinsel mit, performans endişesine niçin olur. Cinselliği bir yarış, güç gösterisi, beceri imtihanı olarak gören adam eninde sonunda sertleşme ve boşalma sorunlarıyla yüzleşebilir.

10- Yanlış: Adam adam sevişme talebine hayır diyemez.

Doğru: Sevişmeyi reddetmek, eşi ya da partneri reddetmek yada partneri sevmemek anlamına asla gelmez. Hanım ya da adam için ‘istemek’ benzer biçimde ‘reddetmek’ de mukaddes bir haktır. Bu yüzden eğer içinden cinsel talep gelmiyorsa adam cinselliği kabul etmek zorunda değildir. Esasen zorunda kalınarak ‘evet’ denilmiş bir cinsel birliktelikte haz ve doyum eksikliği hissedilmesi, sertleşme problemi yaşanması mümkündür.

11- Yanlış: Boşalma esnasında idrar da gelebilir.

Doğru: Birçok adam boşalma esnasında idrarın da gelebileceğinden korkar. Oysa bu oldukça yersizdir. Adam, boşaldığında bunu, içinde sperm bulunan meniyi dışarıya fışkırtma şeklinde gerçekleştirir. Fışkırtmanın kuvvetini boşalma kanallarının ve prostatın kasılması sağlar. İdrar yolu bununla beraber böbreklerden gelen idrarın da dışarı atılmasını elde eden geçiş yoldur. Sadece boşalma esnasında mesane boynundaki kaslar, idrar yolunu tamamen kapatır ve idrarın girmesini engeller.

12- Yanlış: İlk cinsel ilişkide başarısız olan adam, adam değildir.

Doğru: Gerdek gecesi ve kanlı çarşaf geleneği ilk cinsel ilişkiyi toplumsal bir mesele haline getirmiştir. Bu da kadının ve adamın üstünde bir baskı oluşturmuştur. Adamın kendini kanıtlama etme kaygısı ve cinsel kültür tecrübesizliği onu penise odaklı cinselliğe iter. Bu şekilde bir durumda da adam çoğu zaman ya sertliğini yitirir ya da erken boşalır. Bu durum son aşama normaldir, olağan bir durumdur. Erkeklikle asla ilgisi de yoktur. Oysa çift süre içinde birbirini ve bedenini tanıdıkça bu durum kendiliğinden ortadan kalkacaktır. Adamın kimliğini bir tek cinselliğe ve cinsel organına yüklemek, durduk yere problemler çıkarmaktan başka hiçbir işe yaramaz. Şundan dolayı penis aslına bakarsanız ‘özgür bir ruh’tur ve hükmedilemez.

13- Yanlış: Devamlı sevişmek isteyen hanım fena hanımdır ya da nemfomandır.

Doğru: Nemfomani, hanımlarda görülen, ailesinin, yaşlarının ve psikolojisinin tam karşıtı bir davranışta bulunarak değişik erkeklerle devamlı beraber olma isteği ve aşırı seksüel talep duyma yöntemiyle yaşanmış olan oldukça hususi bir cinsel işlev bozukluğudur. Hastalık derecesine varacak kadar takıntılı cinsel ilişki kurma gereksinimi ve penise doyamama durumu olarak ifade edilebilir. Psikoseksüel bir bozukluktur. Sadece eşine, sevgilisine duygulu ve cinsel yönden aşırı istekli olan her hanıma nemfoman diye tanı koymak yada seksi seven bir hanıma fena hanım gözüyle bakmak oldukça fakat oldukça yanlıştır. Her ruhsal probleminin kendine özgü tanı şartları vardır ve bu durumun kararını bir tek bir uzman bir cinsel terapist verebilir.

14- Yanlış: Mastürbasyon körlük, sağırlık ve kısırlık yapar.

Doğru: Mastürbasyonun hanımda yada erkekte hiçbir bedensel negatif tesiri yoktur. Aksine rahatlamayı ve kişide gevşemeyi, kendini keşfi ve haz almayı sağlar. Ayıp değildir, gerekseme ve organik bir gerekliliktir. Bu yüzden mastürbasyonla ilgili toplumda söylenen negatif yakıştırmalar, tarifler ve sözler cinsel mitlerden başka bir şey değildir.

15- Yanlış: Mastürbasyonda kalite değil skor önemlidir.

Doğru: Bilhassa gençlerde yaygın olan bir cinsel mittit. Bu yüzden de şahıs süratli ve oldukça boşalmaya kendisini şartlar. İşte ergenlikte atılan bu yanlış temel, ilerde erken boşalma problemininin da teelini oluşturur. Şundan dolayı şahıs kendini süratli ve oldukça boşalmaya programlamıştır. Bir süre sonrasında boşalma üstünde oluşturması ihtiyaç duyulan denetimi de öğrenemez. Eğer mastürbasyonla ilgili bir başarıdan söz edilmesi gerekiyorsa bu süratli ve oldukça yapılması ile değil kişinin bir tek penisine odaklanarak boşalma olmadan almış olduğu haz oranının ne olduğu ile değerlendirilmesi daha doğru bir görüş açısı olacaktır.

16- Yanlış: İlk gece kanama eğer olmazsa adam görevini yapamamıştır.

Doğru: Her şeyden ilkin cinsellikte bir vazife ve mesuliyet dağılımı yoktur. Partnerler bir kişi olarak kendi zevklerinden mesuldür. Üstünde pek oldukça cinsel mit üretilen ilk gecede de kanın gelmemesi, kadının bakire olmadığı ya da adamın görevini yapmadığı anlamına asla gelmez. Kadının ilk ilişkiye yönelik korkularına karşılık erkekte de kızlık zarını zorlayarak kan getirmek benzer biçimde garip bir endişesi vardır ki bunlar hakikatten uzak ve boş inanışlardır. İlk gecenin kanamasız ve acımasız atlatılması mümkündür. Ilk olarak rahat olunmaya, gevşemeye çalışmalıdır. Düğün öncesi ve esnasında yaşanmış olan gerginlikler bir tarafa bırakılmalıdır. Adam acil etmemelidir, karısının duygularını ve bedenini uzun uzun okşamalıdır, ona güzel sözlerle iltifatlarda bulunmalıdır. Hanım ise kendini kasmamalı ve ıslanması tam olduğunda cinsel ilişkiye girmelidir. Düzgüsel bir kızlık zarı yukarıda bahsettiğimiz ideal şartlar altında ilk cinsel birleşmede yırtılmaz, delinmez, patlamaz, kanamaz, ağrı ve acı yapmaz. Hafifçe bir açılma olur, bu da dışarıdan anlaşılmaz ve gelip geçer.

17- Yanlış: İlişki esnasında vajina penisi sıkıştırabilir ve kilitlenip kalma durumu olabilir.

Doğru: Çiftlerin en oldukça korkmuş olduğu olaylardan biri de, hanım ve adamın ilişki esnasında birbirlerine kilitli kalmalarıdır. Bu cinsel mite tıpta ‘Penis Captivus’ adı verilir. Sadece insanoğlu için değil köpekler için kullanılan bir tanıdır. Dişi köpek adamın spermlerini daha çok tutabilmek ve döllenme olasılığını çoğaltmak izin sağmaya benzeyen bir kasılma hareketi yapar. İşte kitlenme, kilitlenip kalma köpeklerde bu yüzden olur. Sadece ne insan doğasında bu şekilde bir davranış vardır, ne de vajinanın bir penisi sıkıştıracak kadar kuvvetli kasları…

18- Yanlış: Boşalma esnasında adam geri çekilirse olmaz.

Doğru: Devletimizde doğum kontrolü adına bu yöntem oldukça yaygındır. Sadece bir hurafedir ve oldukça risklidir. Şundan dolayı geri çekilme yönteminde adam, vajina deliğinin olduğu vulva bölgesine boşaldığında 48 saat canlı kalabilen spermler vajinal kanalda ilerleyebilir. Ek olarak prezervatifsiz cinsel birleşme esnasında azca da olsa spermler üst üste meydana getirilen ikinci cinsellik denemesinde yayla evresinde zevk sıvısına karışabilir. Bundan dolayı doğum kontrolünde güvenilirliği yüksek olan yöntemlere başvurmak daha doğru bir yaklaşım olacaktır.

19- Yanlış: Doğum kontrolü bir tek kadının sorumluluğundadır.

Doğru:Cinsel ilişki organik olarak birden fazla kişinin paylaşmış olduğu bir süreçtir. Bu süreçte yaşanmış olan hazlar da sorumluluklar da ortaktır. Cinsellikte sorumluluğun tek bir kişiye yüklenmesi, partnerler arasındaki ilişkide uyum ve itimat sorunlarını doğuracaktır. Bu da sağlıksız bir ilişkiyi bununla beraber getirir. Bu yüzden doğum kontrolü hem kadının hem de adamın sorumluluğunda olmak zorundadır.

20- Yanlış: Her sevişme boşalmayla sonuçlanmalıdır.

Doğru: ‘Sevişmek devamlı, cinsellik bazen!’ felsefesini cinsel yaşama uygulamak gerekiyor. Dokunmaların oldukça olduğu bir cinsel yaşamda heyecana yer verildiği için cinsel talep artacak ve doyurucu bir cinsellik yaşanması kaçınılmaz olacaktır. Ek olarak, kalıplaşmış olan ‘dokunma sonrası cinsellik’ bilincinin yıkılması, kadının odak noktasını değiştirecek ve asla olmadığı kadar istekli, heyecanlı ve mutlu olmasını elde edecektir. Bu yüzden erkekler sekse bakış açılarında bir değişim yapmalı ve partnerlerini dokunuşlarla uyandırmalı fakat bu uyarım sonunda cinsellik olmamalıdır. İlk denemede kadının yüzünde bir tebessüm belirmesi ya da adama doğru dönmesi benzer biçimde bir geri bildirim almak muhtemeldir. İkinci dokunma, banyoda yapmış olduğu bir fiil esnasında, üçüncü dokunma giyinirken ya da kahvaltı yaparken ve dördüncü dokunma evden ayrılırken olabilir. Bayanlar hissel olarak uyarıldığı için dokunma sertliği ve dokunmanın yapıldığı bölgeler oldukça ehemmiyet teşkil eder. Bu yüzden, erkelerin dokunacakları ve öpecekleri bölgeler hanım erojen bölgeleri, kalçalar, bacaklar, göğüsler, dudaklar, boyun, omuzlar, klitoris ve saçlar olmalıdır. Akşam olduğunda dokunmaların devam ettirilmesine itina gösterilmelidir. Çift birbirini gördüğünde ‘Seni özledim!’ düşüncesini yansıtan bir öpücük esnasında, beşinci olan ‘Seni isterim!’ dokunmasını adam dikkatsizlik etmemelidir. Arzulandığını hisseden ve dokunmalar sonucu uyarılan hanım, erkekle cinsel ilişki yaşamak için an kollamaya adım atar bile. Altıncı dokunuşu adam TV izlerken ya da soyunurken kendine hususi tavırlarla süsleyerek yapabilir. Hanım neler bulunduğunu çözmeye çalışırken, gözünü erkekten ayıramayışını kullanarak, adam son dokunmayı yatmadan öncesine taşıyabilir ve bunu cinsellik öncesi yiyişmeye dönüştürebilir. Adam almış olduğu zevke ve kadının cinsel isteğine nazaran yedi dokunuştan sonrasında uygulayacağı seksi gecenin keyifli saatlerine ya da güzel bir iyi sabahlar seksine saklayabilir. Görüldüğü benzer biçimde sıhhatli ve mutlu bir cinsel yaşamın sırrı 7 kere dokun 1 kere cinsellik yap felsefesidir.

21- Yanlış: Boşalma olunca cinsellik biter.

Doğru: Cinsellik, haz alıp haz vermek, ruhu ve bedeni paylaşabilmektir. Partnerlerin birbirlerine bedenlerini armağan etmesidir. Cinsel haz almak ve süreci yaşamak, özensiz, acil ve sırf doyum olmak için meydana getirilen bir cinsel ilişkiden oldukça daha değerlidir. Ek olarak hanımefendiler bir tek cinsellik için değil, kendileri arzulandıkları süre daha çok keyif alırlar. Bu yüzden boşalma olup cinsellik bittiğinde adamın kendilerine dokunmaya devam etmesini ve bir tek cinsellik için değil hususi ve kıymetli oldukları için, kendileri oldukları için arzulandıklarından güvenilir olmak isterler.

22- Yanlış: Vajinal boşalma adamın performansına bağlıdır.

Doğru: Vajinal boşalma doğuştan değil sonradan öğrenilen bir beceridir. Bilinenin aksine adamın vajinal boşalmadaki görevi oldukça azdır. Vajinal boşalma cinsel sürecinde kadının edinmiş olduğu tecrübelerin ve kendi vücudunu tanımasının bir getirisi ve kadının sorumluluğundadır. Aslına bakarsak vajinal boşalma ve klitoral boşalmanın ayrımının yapılması da bilimsel olarak oldukça doğru değildir. Bu yüzden bu süreçte adamın rolünden oldukça kadının vajinal boşalmayı öğrenmiş olması ve ritmini ayarlayabilmesi daha önemlidir.

23- Yanlış: Bayanlar kalınca ve uzun penislerden hoşlanırlar.

Doğru: Pornografik yayınlarla pekişen bu cinsel mit oldukça yaygın bir yanılsamadır. Pek oldukça adam, kendi cinsel organının yetersiz bulunduğunu düşünür. Gerçekte büyük penis çoğunlukla hanıma acı verebilir. Vajinanın anatomisi de aslına bakarsak büyük yada uzun bir penise gereksinim duymaz. Şundan dolayı vajinal zevk bölgesi aslına bakarsak vajinanın ilk 3 santimetresinde, G noktası isminde olan ve klitorisin derhal altına denk gelen bölgededir. Vajinal kanalın devamında anılan bölgenin haricinde penisin zevk verebileceği başka bir nokta bulunmamaktadır. Üstelik penis sertleşmemiş halde iken de zevk verebilir. Gerçekte odaklanmak ihtiyaç duyulan ölçüt organların boyu değil, karşılıklı bedenlerle verilen haz oranıdır.

24- Yanlış: Cinsellik için penisin kesinlikle sertleşmesi gerekir.

Doğru: Bu da oldukça yaygın malum bir yanlıştır. Cinsel birlikteliğin gerçekleşmesi için penisin sert olmasına gerek kalmamıştır. Penis sertleşmeden parmakların küçük bir müdahalesi ile vajinaya girişi sağlanabilir. Uzakdoğu Tao öğretisinde buna ‘Yumuşak Giriş’ adı verilmiştir. Bu şekilde adam hem kendine hem de partnerine cinsel haz verebilir. Ek olarak parmaklar penis benzer biçimde kullanılarak ve bu esnada klitorise oral cinsellik yaparak yada öteki elle dokunarak da hanıma zevk verilebilir. Hatta hanım adamın vücuduna sürtünerek de boşalabilir.

25- Yanlış: Penis sertleştiğinde boşalmalıdır.

Doğru: Penis sertleşince derhal cinsel ilişkiye girilmesi inancı, cinselliğin bir vazife olarak yaşanması algısından ve ‘Ya sertliğimi vajinaya girmeden kaybedersem’ kaygısından doğar. Bu yüzden sertleşme olunca derhal cinsel ilişkiye girilmeye çalışılır. Bu durum boşalma üstündeki denetimi de negatif yönde etkileyebilir, erken boşalmaya yol açabilir. Oysa telaşsız bir rahatlık içinde derin derin nefes alıp vermek, hazza odaklanmak, penisin inip kalkmasının oldukça düzgüsel ve denetimsiz bir süreç bulunduğunu bilmek, ilişkiden alınacak hazzı arttıracağı benzer biçimde kişiye boşalma denetimini de elde edecektir.

26- Yanlış: Penisin sertleşme güçlüğü iktidarsızlığın habercisidir.

Doğru: Cinsel ilişki başlayıp sonlanana kadar erkekte ve hanımda cinsel haz ve uyarılma aynı şekilde gelişmez. Bazen dalgalanmalar olur. Erkekte sertleşme derhal ortaya çıkmayacağı benzer biçimde süre sonrasında sertliğin azalıp artması da yaşanabilir. Bunlar son aşama organik süreçlerdir sadece erkekler penisinde sertleşmenin azalması ile ürkü yaşar. Bu durum başaramama korkusunu doğurur ve probleminin süreklilik göstermesine niçin olabilir.

27- Yanlış: Erkekler bir tek penisten zevk alırlar.

Doğru:Adamların cinsel hazzı bir tek penisten almış olduğu doğru bir informasyon değildir. Hanım yada adam fark etmeksizin insan bedeni sinir ağları ile örülmüştür. Bir adamın cinsel hazzı peniste yoğunlaşmış olabilir fakat tıpkı kadındaki benzer biçimde göğüs uçlarından haz alabilir. Üstelik zevk bedende dolaşır. Cinsellik de bedende dolaşan hazzın karşılıklı aranması sürecidir. Mühim olan partnerlerin birbirlerinin haz noktalarını keşfetmesi ve zevki bedende aramasıdır.

28- Yanlış: Dikkat başka yere çekilirse erken boşalma önlenebilir.

Doğru: Birçok erken boşalma vakasında, tedavi başvurusundan ilkin kendi kendine ‘Fenerbahçe’nin ilk on birini sayma’, ‘yüzden geriye üçer üçer sayma’ benzer biçimde dikkatini sevişme esnasında dağıtmaya emek vererek boşalmayı denetim etme denemesi görülmüştür. Oysa böylesi bir yöntem hazzı azaltmanın yanında boşalma denetiminin de tümden yitirilmesine niçin olabilir. Adam bu şekilde yaparak boşaldığını fark edemez ve erteleyemez. Ansızın ve beklenmedik boşalmalar yaşanır. Ek olarak bu şekilde hem adamın hem de partnerinin kafi cinsel haz alması mümkün değildir.

29- Yanlış: Geç boşalan adam hanıma daha çok zevk verir.

Doğru: Geç boşalma da tıpkı tersi olan erken boşalma benzer biçimde bir cinsel uyum sorunudur. Süre uzadıkça kadının ilgisi ve uyarılmaları azalabilir. Bu da zaman içinde vajinada kuruma ve ağrıya niçin olur. Bu yüzden geç boşalma hanımefendilerin tercih etmiş olduğu bir durum değildir. Bayanlar, süreden ziyade seksten önceki uyarımların ve önsevişmenin yoğun olduğu bir cinsellikle doyuma daha acele ulaşırlar. Bundan dolayı adamın boşalımda süreden ziyade kaliteye ve hazza odaklanması doğru olacaktır.

30- Yanlış: Geç boşalma iyi erkekliğin göstergesidir.

Doğru: Geç boşalma erkekliğin göstergesinden ziyade bir cinsel işlev bozukluğudur. Tedavi edilmesi gerekir. Oldukça sık rastlanmayan bir durumdur sadece tedavi edilmediği takdirde tıpkı erken boşalmada olduğu benzer biçimde hem kadının hem de adamın cinsel yaşamında travmatik etkisinde bırakır doğurabilir.

31- Yanlış: Mastürbasyonda 31’e kadar sayıp boşalmak gerekir.

Doğru: Gençlerde görülen bir cinsel mittir. Mastürbasyonda boşalmadan ilkin minimum 31 kere elle penis üstüne gidip gelmek, sayı saymak, belli koşullara kendini şartlamak ya da skor takıntısı yapmak ilerde yaşanacak cinsel işlev problemlerine davetiye çıkarabilir. Mastürbasyon, cinsel organların yada vücuttaki öteki erojen bölgelerin, genel anlamda boşalma oluncaya kadar, ellerin yardımı ile uyarılmasıdır. Burada süre ve kaç kez elin yukarı aşağıya inip çıkmış olduğu mühim değildir. Kişinin çeşitli görsel materyaller, düşünsel fanteziler ve kendi kendine dokunması benzer biçimde fizyolojik yöntemler kullanılarak kendisini doyum etmesi ve cinsel doyumu sağlaması mastürbasyonun temelidir. Aşırıya kaçılmadığı ve düzgüsel bir cinsel ilişkiye tercih edilmediği sürece de zararı dokunan hiçbir yanı yoktur.

Etiketler

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir